12 Mayıs 1865’te kurulan Nokia, Finlandiya’nın Espoo kentindedir. Şirketin merkezi Keilaniemi’dedir. Aynı zamanda dünyanın üçüncü büyük cep telefonu üreticisidir.
Bununla birlikte, önde gelen telekomünikasyon şirketlerinden biridir. Sonuç olarak, Avrupa Birliği içinde ve dışında çok tanınan bir markadır.

Nokia Şirketinin Tarihi ve Kuruluş Hikayesi
Nokia Group, 1982’de ilk mobil sistemini üretti. Bu sistem Senator olarak adlandırdılar. Ancak, talebin artması altyapıyı zorunlu kıldı.
Bu nedenle baz istasyonları ve iletim ekipmanları oluşturdular. Ardından, yeni standartlar kamuoyuna duyurdular. Ayrıca bu standartlar uluslararası rekabete de açıldı.
Sonuç olarak, 1984’te Mobira Talkman piyasaya sürdüler. Bu taşınabilir telefona İskandinav pazarlarında talep yüksekti. Hatta bu talep, ABD ve İngiltere’ye kadar genişledi.
Ayrıca, daha hafif telefon ihtiyacı teknolojik yenilikleri tetikledi. Örneğin, 9,8 kg’lık Senator’dan sonra 5 kg’ın altına indiler. Böylece iki yılda ağırlık yarı yarıya azaldı.
Nokia, 1987’de Mobira Cityman’ı tanıttı. Bu model sadece 800 gramdı. On yıl sonra Nokia 3110 çıktı. Bu telefon ise yalnızca 146 gram ağırlığındaydı. Dolayısıyla, maliyetler düştü ve telefonlar kamulaştı.
Öncelikle, 1991’de cep telefonları elit bir üründü. O zamanlar sadece 15 milyon kullanıcı vardı. Fakat 1996’da bu sayı 135 milyona ulaştı. Hatta birçok ülkede sabit telefonları geçtiler.
Ne yazık ki, Nokia kaderini Windows Phone’a bağladı. İki yıl sonra mobil işini 5,44 milyar Euro’ya sattı. Şirket ağ ekipmanları üretmeye devam ediyor.
Ancak bir zamanların lideri, Apple ve Samsung’a yenik düştü. Elop’un liderliğinde pazar payı ve hisse değeri düştü.
2011’de Android yerine Windows Phone’u seçtiler. Bu tartışmalı bir karardı. Sonuç olarak, 2007’de %40 olan pazar payı, %15’e ve akıllı telefonda %3’e düştü.
Nokia Grubu
Nokia Grubu, küresel bir mobil iletişim lideridir. Ayrıca, cep telefonları için kalite standartlarını belirler.
Örneğin verileri, renkleri ve zil seslerini içerir. Şirket, insanları birbirine bağlayan yenilikçi ürünler sunar. Bunlar arasında cep telefonları ve çeşitli cihazlar bulunur.
Aynı zamanda görüntü, oyun ve medya çözümleri de vardır. Ayrıca iş kullanımına yönelik çözümler de üretir.
Bununla birlikte, şirketler ve operatörlere hizmet sağlar. Onlara ekipman ve çözümler sunar. Son olarak, toplum ve çevre sorumluluğunu ciddiye alır.
Altyapısı
Nokia ayrıca cep telefonu ağ altyapıları da üretir. Bunun yanında geleneksel sesli telefon ekipmanları sağlar.
Ayrıca ISDN ve geniş bant İnternet erişimi sunar. Profesyonel mobil radyo ve IP üzerinden ses sistemleri de vardır.
Hatta bir uydu alıcı hattı gibi diğer ekipmanları da içerir. Ek olarak, tüm büyük pazarlar için mobil iletişim ekipmanı sağlar.
Örneğin TDMA, GSM, CDMA ve W-CDMA protokollerini destekler. Nokia’nın dokuz ülkede yaklaşık 20 üretim tesisi bulunuyor.
Bu ülkelerden biri de Almanya’dır. Ayrıca Amazon Yağmur Ormanları’ndaki Manaus’ta da bir tesis vardır. Son olarak, 1 Nisan 2007’de Nokia Siemens Networks adını almıştır.
Nokia’nın 2011’den Sonra Pazar Payındaki Düşüşü
Nokia’nın pazar payı 2011’den sonra düştü. Bu düşüş, birkaç faktöre bağlanabilir. Öncelikle, bu faktörler birbiriyle bağlantılıdır. Ayrıca, akıllı telefon pazarı çok hızlı gelişti. Sonuç olarak, şirketin rekabet gücü olumsuz etkilendi.
Nokia’nın pazar payı düşüşünün başlıca nedeni stratejik bir karardı. Öncelikle, şirket Microsoft ile ortaklık kurdu. Ayrıca, Windows Phone işletim sistemini benimsedi. Ancak bu karar yanlış bir adım oldu. Sonuç olarak, beklenen başarı elde edilemedi.
Bu ittifak, Nokia’yı rakiplerinden farklılaştırmayı hedefledi. Özellikle Android ve iOS’un artan hakimiyetine karşı bir hamleydi. Ancak bu strateji beklenen sonucu vermedi. Nihayetinde, şirketin tüketici çekme kabiliyetini sınırladı.
Windows Phone güçlü bir uygulama ekosisteminden yoksundu. Bu durum, akıllı telefon kullanıcıları için kritik bir faktördü. Çünkü kullanıcılar geniş bir uygulama yelpazesine öncelik veriyordu. Ancak, bu eksiklik platformun rekabet gücünü zayıflattı. Sonuç olarak, tüketici tercihlerini karşılamakta yetersiz kaldı.
Apple ve Android üreticileri hızla ürün çeşitlendirdi. Bu nedenle Nokia, kullanıcı beklentilerini karşılamakta zorlandı. Özellikle beklenen seçenekleri ve işlevleri sunamadı. Ayrıca, akıllı telefonlara geçiş zamanlaması da sorunluydu.
Nokia dokunmatik ekranın önemini geç fark etti. Aynı şekilde kullanıcı dostu arayüzleri de geç anladı. Ancak bu sırada rakipler pazarda çoktan güçlendi. Sonuç olarak, Nokia pazar payını kaybetti.
Apple’ın iPhone’u ve Samsung’un cihazları yenilikçi donanımlar sundu. Aynı zamanda kullanıcı deneyimine büyük önem verdiler. Bu sayede pazarda yeni standartlar belirlediler. Ancak Nokia, bu yeni standartlara zamanında uyum sağlayamadı. Sonuç olarak, rakiplerinin gerisinde kaldı.
Markanın Algısının Değişimi
Pazar algısı da Nokia’nın düşüşünde önemli bir rol oynadı. Öncelikle, marka bir zamanlar mobil iletişimde liderdi. Ancak daha sonra modası geçmiş olarak görülmeye başlandı. Bu nedenle, tüketicilerin gözünde cazibesini yitirdi. Sonuç olarak, rakiplerinin gerisinde kaldı.
Nokia yenilik yapmakta başarısız oldu. Ayrıca pazar trendlerine hızlı yanıt veremedi. Bu nedenle tüketici güveni kaybolmaya başladı. Öte yandan, yeni şirketler pazara yeni fikirlerle girdi.
Onlar yenilikçi tasarımlar sunuyordu. Sonuç olarak, Nokia’nın köklü itibarı zedelendi. Bu da satışların düşmesine neden oldu. Aynı zamanda pazar önemi de azaldı.
Son olarak, iç zorluklar da Nokia’yı etkiledi. Özellikle yönetim kararları ve kurumsal atalet sorun oldu. Bu nedenle, şirket değişen pazara uyum sağlayamadı.
Dahası, odaklanma sorunu yaşadı. Geleneksel cihazlar ve ağ altyapısı gibi çok sayıda ürün vardı. Bu da akıllı telefon çabalarını zayıflattı. Sonuç olarak, güçlü bir konum elde edemedi.
Özetle, stratejik hatalar düşüşe katkıda bulundu. Aynı zamanda teknoloji benimsemede zamanlama sorunları vardı. Pazar algısındaki değişimler de etkili oldu. Şirket içi zorluklar ise tüm bunları pekiştirdi.
Sonuç
Sonuç olarak, Nokia’nın yolculuğu dikkat çekicidir. Öncelikle, öncü bir cep telefonu üreticisiydi.
Ancak zamanla pazar düşüşüyle boğuşmak zorunda kaldı. Bu dönüşüm, telekomünikasyon sektörünün hızını gösterir. Ayrıca, sektörün ne kadar hızlı evrildiğini açıkça ortaya koyar.
Nokia bir zamanlar mobil inovasyonda öncüydü. Ancak yaşadığı zorluklar belirli stratejik hatalardan kaynaklandı.
Özellikle Microsoft ile ortaklık kritik bir adımdı. Ayrıca Windows Phone’u birincil sistem seçmek bir hataydı. Sonuç olarak, bu kararlar şirketi olumsuz etkiledi.
Apple ve Samsung gibi rakipler hızla gelişti. Onlar yeni teknolojileri benimsedi. Ayrıca tüketici tercihlerine uyum sağladı. Ancak Nokia bu değişime ayak uyduramadı.
Bu nedenle pazar payında önemli bir düşüş yaşadı. Sonuç olarak, bir zamanlar ünlü olan marka zorlandı. Hızlı tempolu pazarda modası geçmiş görülmeye başlandı. Bu da tüketici algısında bir düşüşe neden oldu.
Nokia ağ ekipmanlarında hala güçlü bir varlığa sahiptir. Aynı şekilde telekomünikasyon altyapısında da etkilidir.
Ancak şirketin hikayesi uyarıcı bir nitelik taşır. Özellikle iş dünyasında çevikliğin önemini vurgular. Ayrıca sürekli inovasyon yapma ihtiyacını gösterir.
Bu inovasyonlar tüketici talepleriyle uyumlu olmalıdır. Nokia’nın deneyiminden önemli dersler çıkarılabilir. Bu dersler gelecekteki şirketlere rehberlik edebilir.
Onları değişen teknoloji ortamında yönlendirebilir. Aynı zamanda tüketici beklentilerine uyum sağlamalarına yardım eder.
