TIFF Dosyası Nedir?

Hızlı Bakış

TIFF formatı, yüksek çözünürlüklü görüntüleri kalite kaybı olmadan saklayan esnek bir bitmap yapısıdır. Bu etiketli dosya biçimi, CMYK ve RGB gibi tüm renk uzaylarını katmanlarla birlikte destekliyor. Photoshop, düzenlenebilir verileri bu kapsayıcıya kaydediyor. Maksimum 4 GB'lık dosya boyutu, büyük ölçekli baskı projeleri için sınırsız bir çalışma alanı sunuyor. Ancak ağır yapısı nedeniyle web kullanımı için uygun değil. Zira tarama ve profesyonel ofset baskıda pikselleri birebir koruyarak kusursuz çıktı almanızı sağlıyor.

Bir TIFF dosyası genel olarak tüm boyama, görüntü düzenleme ve sayfa düzeni uygulamaları tarafından kabul edilen esnek bir bitmap görüntü formatıdır.

TIFF Nedir?

TIFF (Tagged Image File Format/Etiketli Görüntü Dosya Biçimi) Nedir?

Adobe INC’ye ait bir şirket olan Aldus Corporation tarafından geliştirilen, Windows, Linux, Mac gibi işletim sistemleriyle uyumlu esnek bir bitmap görüntü formatıdır.

PaintShopPro, Adobe, Quark ve CorelDRAW gibi birçok grafik düzenleme ve rötuş programları tarafından TIFF dosyalarını açabilir ve düzenleyebilirsiniz.

TIFF Özellikleri

Uygulamalar ve kişisel bilgisayarlar arasında değişim veya dönüştürme yapmak için kullanılır.

Ayrıca, bu formattaki görüntülerin maksimum boyutu 4 GB veya daha yüksek bir boyut olabilir.

Adobe’nin Photoshop CS programı, TIFF formatında kaydedilmiş büyük belgeleri destekler. Ancak, bu uygulamanın ilk sürümlerinin çoğu 2 GB’tan büyük belgeleri desteklemediği için dosyayı açma şansınız yoktur.

Bilgisayarlar arasında tarama formatında veri depolamak ve değiş tokuş etmek için en iyi formatlardan biridir.

Özellikle çok yüksek çözünürlüklü ve kaliteli görüntülerde ve daha profesyonel işlerde yaygın olarak kullanılır.

Ek olarak, CMYK, RGB, Lab, alfa kanallı indekslenmiş renkli ve gri tonlamalı görüntüleri ve alfa kanalları olmadan bitmap modundaki görüntüleri kabul eder.

Photoshop, katmanları bir TIFF dosyasına kaydedebilir fakat dosyayı başka bir uygulamada açmaya çalıştığınızda, yalnızca düzleştirilmiş görüntü göreceksiniz.

Ayrıca ek açıklamaları, saydamları ve çok çözünürlüklü piramit verilerini TIFF formatında kaydedebilirsiniz.

TIFF, görüntüleri ve verileri renk kaybı olmadan tek bir dosyada işlemenizi sağlar. Bu nedenle web veya dijital platformlarda kullanıma uygun değildir.

Faks gönderme ve tarama uygulamaları da dahil olmak üzere çeşitli görüntüleme uygulamalarında yaygın olarak kullanılan bir dosya formatıdır.

TIFF dosyaları katman ve saydamlık gibi gelişmiş özellikleri destekliyor. Peki bu özellikleri web için kullanmak isterseniz? PNG formatının farkı tam burada ortaya çıkıyor. Bu format saydam arka planları mükemmel taşır. Küçük ama etkili bir detay, PNG dosyaları çok daha hafiftir.

PC, Macintosh ve UNIX iş istasyonları gibi çeşitli platformlarda kullanılabilir.

Görüntüleri ve verileri tek bir dosyada, kalite kaybı olmadan ve mükemmel bir renk tanımıyla işleme yeteneğine sahiptir ve her alanda kendisine verilen kullanımla ilgili birçok alt türü vardır.

Avantajları

TIFF formatının temel avantajları, yapısının çok çeşitli uygulamalar tarafından bilinmesi ve bilgisayarın mimarisine bağlı olmamasıdır.

Kullanıcı bir görüntüdeki yeni etiketleri belirtebilir ve verilerin başka bir görüntü okuma sistemi tarafından doğru şekilde yorumlanmasını imkansız hale getirir.

Ayrıca verilerin kodunu çözmek için büyük bir hesaplama süreci gerektirir. Dosya doğrudan PC üzerinde işleneceği için bir görüntüyü taramak için kullanılır ve mümkün olan en yüksek çözünürlüğü elde etmek için yazdırma için de kullanılabilir.

Dezavantajları

Bazı profesyonel kameralarda bu görüntü formatı artık çok fazla kullanılmamaktadır çünkü çok fazla bilgi içeren bir fotoğrafı işlerken veya görüntülemeye çalışırken pratikliliği zorlaştırmaktadır.

Ayrıca, fotoğraf makinesinin hafıza kartında daha fazla yer kapladığından genellikle fotoğrafları dosyalarda saklamak için JPEG formatı kullanılır.

TIFF Dosyası Hakkında Kafanıza Takılan SSS

Grafik tasarımcılar neden bir fotoğrafı JPEG yerine bu ağır formatta saklamakta ısrar ediyor?

JPEG dosyasını her kaydettiğinde elindeki görüntü biraz daha çöpe döner. Bu kayıplı bir bataklıktır. Oysa etiketli görüntü yapısı her açıp kapattığında piksellerine asla ihanet etmez. Buna kayıpsız sıkıştırma denir.
Matbaaya iş göndereceğin zaman gerçek yüzünü gösterir. CMYK renk uzayını kusursuz taşır. Ayrıca katmanlarını ve alfa kanallarını olduğu gibi muhafaza eder. Photoshop’ta çalışırken zaten farkında olmadan ona âşık olursun.
Neticede bir logo ya da taranmış bir arşiv belgesi asla jöle gibi titrek durmamalıdır. Profesyoneller bu yüzden boyutundan korkmaz. Kalıcılık ve sağlamlık ararlar.

Bir TIFF dosyasının boyutu neden gigabyte'ları bulur ve bu teknik bir sınır mıdır?

Bu tam bir matematik canavarıdır. Sıkıştırma yapmadan her pikselin renk bilgisini tek tek sırtlanır. 300 DPI’da taranmış ufak bir A4 kağıdı bile bellekte devasa bir yer kaplar. Bu bir hata değil, bilinçli bir tercihtir.
Teknik sınıra gelince, eski yazılımlar 2 GB’ta tökezleyip kalırdı. Yeni nesil uygulamalar ise 4 GB ve üzeriyle rahatça dans eder. Adobe Photoshop CS ve sonrası, devasa inşaat planlarını bu yapıda sorunsuz açar.
Ama bu canavarın web için yaratılmadığını aklından çıkarma. Tarayıcılar bu formattan nefret eder. Bu yüzden sadece baskı ve arşiv için kullanırsın. Web sitende gezinen biri 700 MB’lık bir görseli asla bekleyemez.

Katmanlı bir dosyayı kaydedip başka bir programa gönderdiğimde neden tüm düzenim dümdüz oluyor?

Bu tam bir tuzaktır ve seni anlıyorum. Photoshop kendi özel büyüsünü kullanır. Katmanları, yazıları ve efektleri dosyanın içine gömebilir. Bu özelliği görür görmez sevinirsin tabii.
Lakin dosya Adobe’nin evreninden çıkıp başka bir uygulamaya gittiği an oyun biter. Corel ya da basit bir görüntüleyici bu gizli katmanları okuyamaz. O yüzden sadece düzleştirilmiş son hali ekrana getirir.
Dolayısıyla iş birliği yaparken çok dikkatli olmalısın. Eğer katmanları canlı tutmak istiyorsan karşı tarafa sadece PSD vermek zorundasın. Bu etiketli görüntü biçimi aslında son ürünü teslim etme aracıdır.

Saydam bir arka plana ihtiyacım var. Bu format mı yoksa PNG mi işimi görür?

İkisi de alfa kanalını taşır ama kavga burada biter. Bu kayıpsız dev, saydamlığı ham gücüyle saklar. Dosya boyutu uçup gider. Eğer işin ucunda litografi ya da ofset baskı varsa tek adres burasıdır.
Buna karşın işin web tasarımıysa PNG tahta oturur. PNG aynı saydamlığı çok daha fit, hafif ve tarayıcı dostu olarak sunar. İnternet sayfalarına koyacağın bir logoyu kimse 50 MB olarak indirmek istemez.
Zira PNG taşınabilirlik, bu görüntü biçimi ise ağır sanayi içindir. İkisi de çok kıymetlidir. Sadece arenanın neresi olduğunu iyi seçmelisin.

Taranmış eski bir belgeyi arşivleyeceğim. Hangi sıkıştırma seçeneğini işaretlemeliyim?

Sakın ola JPEG sıkıştırmasına bulaşma. Taranmış metinlerde harflerin etrafında çirkin hayaletler oluşur. Makinenin saf verisini al ve LZW sıkıştırmasını seç. Bu yöntem görüntüyü kalite kaybı olmadan küçültür.
Siyah beyaz bir belgeyle uğraşıyorsan işin daha da kolaydır. Bitmap moduna geçip Grup 4 sıkıştırmasını kullanabilirsin. Faks makinelerinin yıllardır yaptığı budur zaten.
Hedefin asla dosyayı tekrar açıp düzenlemek olmasın. Amacın on yıl sonra bile belgeyi ilk günkü netliğiyle görmek olsun. Bu dosya yapısı sana tam olarak bu arşiv güvenini verir.

Profesyonel fotoğraf makineleri bu formatı terk etmeye mi başladı?

Kesinlikle evet ve bu çok doğal bir evrim. Ham bir fotoğraf makinesi dosyası saniyede korkunç miktarda veri üretir. Bu etiketli yapı ise hantaldır. Tampon belleği doldurur ve seri çekim hızınızı baltalar.
Üstelik hafıza kartında da yer kalmaz. Bu yüzden çoğu profesyonel fotoğrafçı önce RAW formatında çeker. Sonra işlenmiş son hali baskıya giderken bu ağır siklet formata dönüştürür.
Açıkçası ben makinenin içinde JPEG ya da RAW kullanmanı öneririm. Bu görüntü standardı senin için bir çıkış kapısıdır. Sadece eser baskıya gideceği an onun zırhını kuşanır.

Bu Rehberi Keşfettikleri İçin Sana Teşekkür Edecekler!

Sadece bir tıkla sevdiklerine dev bir iyilik yapmaya hazır mısın? Bilgi paylaştıkça devleşir.

İlk yorumu sen paylaş