CIDR Nedir, Ne İşe Yarar?

Hızlı Bakış

CIDR, IP adreslerini katı sınıf ayrımları olmadan tahsis etmeyi sağlayan esnek bir adresleme yöntemidir. Yönetici, ağ ihtiyacına göre önek uzunluğunu değiştirerek adres aralığını tam olarak belirliyor. Bu yaklaşım, birbirine yakın rotaları tek bir özet rota altında topluyor. Böylece yönlendirme tablolarındaki giriş sayısı dramatik biçimde azalıyor. Bu sadeleşme, yönlendiricilerin karar verme süresini kısaltıp omurga trafiğini hafifletiyor. Sınıfsız yapı, sınırlı IPv4 havuzunun israfını önleyen kilit mekanizma olarak çalışıyor.

1990’ların başlarında internet hızla büyüdü. Ağa daha fazla cihaz ve kullanıcı bağlandı. Bu artış, yönlendirme tablolarının boyutunu artırdı.

Sonuç olarak, yönlendiriciler verileri verimli bir şekilde yönetmede zorluklarla karşılaştı. Bu sorunu çözmek için İnternet Mühendisliği Görev Gücü (IETF), Sınıfsız Alanlar Arası Yönlendirme’yi (CIDR) kullanıma sundu.

CIDR, IP adreslerini tahsis etmek için esnek bir yöntemdir. Yönlendirme tablolarının daha etkili bir şekilde yönetilmesine yardımcı olur. 1993 tarihli RFC 1517‘de özetlenen bu yaklaşım, değişken uzunluklu alt ağ maskelemesine (VLSM) olanak tanır.

Ayrıca, rotaların toplanmasını da destekler. Sonuç olarak, CIDR yönlendirme tablolarındaki giriş sayısını azaltır. Bu değişiklik ağ performansını ve ölçeklenebilirliği artırır. Dahası, mevcut Sınıflı adresleme sisteminin yükünü hafifletir.

CIDR Tanımı ve Özellikleri

CIDR (Classless Inter-Domain Routing) Nedir?

CIDR, güncelliğini yitirmiş sınıf ağ atamalarının yerini alır. Eski adres sınıfları (A, B, C) artık geçerli değildir.

CIDR ile ilk sekizli ağ adresini belirlemez. Bunun yerine, alt ağ maskesi ağ alanını belirler. Bu aynı zamanda “ağ öneki” veya “önek uzunluğu” (yani /8, /19) olarak da adlandırılır.

İnternet servis sağlayıcıları artık daha fazla esnekliğe sahip. /8, /16 veya /24 alt ağ maskeleriyle sınırlı değiller. /8’den başlayarak herhangi bir önek uzunluğuyla adres alanını daha verimli bir şekilde tahsis edebilirler.

Bu değişiklik daha iyi özelleştirme olanağı sağlar. IP adresi blokları istemci ihtiyaçlarına göre atanabilir.

Örneğin, bazı ağlar yalnızca birkaç ana bilgisayara ihtiyaç duyarken, diğerleri yüzlerce veya binlerce ana bilgisayara ihtiyaç duyabilir.

Alt Ağlara Bölünmüş Bir Topoloji

CIDR, yönlendirme tablolarını iyileştirmeye ve IPv4 adreslerini daha iyi yönetmeye yardımcı olur.

Ön ek ekleme olarak da adlandırılan rota özetleme yöntemini kullanır. Bu, birkaç belirli rotanın tek bir özet rotada birleştirilebileceği anlamına gelir. Örneğin, bir özet statik rota, birden fazla statik rotanın yerini alabilir.

Ayrıca, CIDR süper ağ kullanır. Bu, özet maskesi normal sınıf maskesinden daha küçük olduğunda gerçekleşir.

Sonuç olarak, IP adreslerinin daha verimli kullanılmasını sağlar. Genel olarak, CIDR adres alanı yönetimini önemli ölçüde geliştirir ve yönlendirme tablosu boyutunu azaltır.

Yukarıdaki ağ topolojisinde, R5’in dört istemcisi vardır. Her istemcinin değişken bir IP adresi aralığı vardır.

R6’ya giden bir rota bu adres aralığını özetleyebilir. 192.168.0.0/20 rotası, A, B, C ve D istemcilerinin tüm ağlarını içerir.

Bu rota türü “süper ağ yolu” olarak bilinir. Birkaç ağ adresini özetler. Buradaki maske, sınıf maskesinden daha küçüktür.

Ne İşe Yarar?

Daha küçük yönlendirme tabloları oluşturmak verimliliği artırır. Daha az giriş, rota aramalarını basitleştirir.

Ağ yöneticileri, birçok dinamik rotanın yerine statik rotalar kullanabilir. Bu değişiklik, tablo boyutunu küçültür ve yönetimi kolaylaştırır.

Çoğu durumda, tek bir statik rota düzinelerce hatta yüzlerce rotayı temsil edebilir. Bu yaklaşım karmaşıklığı önemli ölçüde azaltır.

Ayrıca, Sınıfsız Etki Alanları Arası Yönlendirme (CIDR), statik yolların birden fazla rotayı özetlemesine olanak tanır. Bu özellik, yönlendirme tablosu boyutunu daha da azaltır. Sonuç olarak, yönlendirme kararları daha hızlı alınabilir.

Örneğin, belirli bir ağ topolojisinde, R6 yönlendiricisi belirlenmiş alt ağlara erişebilir. Bu kurulum işlevsel olsa da, statik bir özet rotası yönlendirmeyi daha şeffaf ve daha verimli hale getirir.

CIDR, Sınıflı Adresleme Sistemiyle Karşılaştırıldığında Nasıl Bir Konuma Sahip?

CIDR, sınıflı sisteme kıyasla IP adresi tahsisini iyileştirir. Değişken uzunlukta alt ağ maskelemesine izin vererek esneklik sunar.

Bu, mevcut adres alanının kullanımını optimize eder. Geleneksel sınıflı sistemde, A, B ve C gibi ağ sınıfları, ağ başına ana bilgisayar sayısını belirler.

Ancak CIDR, İnternet Servis Sağlayıcılarının (İSS) adresleri gerçek ihtiyaçlara göre tahsis etmesine olanak tanır.

Sonuç olarak, CIDR daha iyi kaynak yönetimine yol açar. Dahası, daha küçük ve daha verimli yönlendirme tabloları oluşturur.

Bu iyileştirmeler ağ performansını artırır ve yönlendirme kararlarını hızlandırır. Buna karşılık, sınıflı sistem genellikle IP adreslerini boşa harcar ve daha büyük tablo boyutlarına yol açar.

Sınıfsız Alanlar Arası Yönlendirme Hakkında SSS

Sınıflı sistemdeki IP israfı tam olarak ne kadar kötüydü, bir örnekle rakamlara döker misiniz?

Klasik sınıflı yapıda bir B Sınıfı ağ 65.534 adet IP barındırabilir. Sizin şirketiniz sadece 500 cihaz kullanıyorsa, geriye 65 bin adres çöpe gider.
Kimse bu adresleri kullanamaz, hepsi size kilitlenir. Bu vahşi israf internetin hızla büyüdüğü 90’larda büyük krize yol açtı.
Dolayısıyla sınıfsız adresleme hayat kurtardı. Artık tam ihtiyacınız kadar IP’yi tek bir havuzdan alıyorsunuz.
Örneğin bir İSS artık size /27 ile sadece 30 kullanılabilir adres verebilir. Bu esneklik IPv4’ün ömrünü yıllarca uzattı.

Bir acemi olarak IP adresinin sonundaki /24 veya /26 gibi taksim işaretlerini nasıl okumalıyım?

Bu eğik çizginin ardındaki sayı, ağ maskesindeki ardışık birlerin toplamıdır. /24 demek, 24 tane 1 demektir. Yani 255.255.255.0 maskesine denk gelir.
İlk 24 bit ağ kimliğini, kalan 8 bit bilgisayar kimliğini belirler. Ne kadar küçük bir sayıysa o kadar büyük ağ.
Halbuki /30 gibi bir değer sadece iki cihazın konuşabileceği ufacık bir hattır. Yönlendiriciler arası bağlantılarda sıklıkla karşımıza çıkar.
Bu önek mantığını kavramak, ağa bağlı cihazları saymadan çok daha hızlı analiz yapmanızı sağlar.

Yönlendirme tablosundaki onlarca rotayı tek bir satıra indirgemek ağ hızını somut olarak nasıl etkiler?

Bir yönlendirici paketi her aldığında rota tablosuna bakar. Ne kadar çok satır varsa o kadar çok karşılaştırma yapar, bu da gecikme demektir.
Süper ağ oluşturarak onlarca satırı tek bir satıra indirgersiniz. Yönlendirici tek bir karşılaştırmayla hemen karar verir.
Bu durum özellikle omurga yönlendiricilerde kritiktir. Çünkü onlar milyonlarca rotayla boğuşur.
Zira işlemci ve bellek üzerindeki yük kalkar. Sonuçta veri daha az zıplayarak hedefine ulaşır.

Statik özet rota yazarken yanlışlıkla kapsama alanını geniş tutmanın tehlikesi nedir?

Örneğin 192.168.0.0/22 yazdınız. Bu aralık, var olmayan veya başka bir yere ait ağları da kapsar. Paketleri yanlış bacaktan dışarı fırlatırsınız.
En kötü senaryoda bir kara delik oluşur. Veriler hedefi bulamaz, sessizce yok olur.
Bu yüzden rota özetleme yaparken matematiksel olarak disiplinli olmak şart. Aklınızdaki ağları tam sınırlarıyla örtmelisiniz.
Buna rağmen doğru hesaplanmış bir özet, yönlendirme protokollerinin stabilitesini zirveye çıkarır.

İSS'ler bu esnek atama sayesinde bana 1 IP mi, yoksa 14 IP mi sattığını nasıl bu kadar kolay ayarlıyor?

Maskeyi kaydırmak onlar için çocuk oyuncağıdır. Eğer ev kullanıcısıysanız genelde /30 veya /29 bir blok alırsınız.
Böylece sadece birkaç adres tahsis edip diğer müşterilere de yetecek alan bırakırlar. Kurumsal bir firmaysanız /24 gibi büyük blokları size yönlendirirler.
Arka planda hesap çok basittir; kalan bit sayısı kadar 2 üzeri hesaplanır. Bu mekanizma sayesinde aynı IP havuzu her ölçekteki müşteriye adaletle paylaştırılır.

CIDR asıl sorunu çözdü ama neden hâlâ IPv6'ya geçmek zorunda kaldık?

Bu yöntem adreslerin ömrünü uzatan dahi bir çözümdü. İsrafın önüne geçti, tabloları küçülttü.
Ancak yaptığı tek şey mevcut pastayı daha verimli dilimlemekti. Pastanın kendisini büyütmedi.
Dünyadaki insan sayısı ve cihaz sayısı IPv4’ün 4.3 milyarlık sınırını aştı. Sonuçta teorik olarak adresler fiziksel olarak tükendi.
İşte bu yüzden CIDR geçici bir dahiydi, IPv6 ise kalıcı devrimdir. Biri bize zaman kazandırdı, diğeri sonsuz okyanusu yarattı.

Sonuç

Sonuç olarak, Sınıfsız Alanlar Arası Yönlendirme (CIDR), IP adresi yönetimini değiştirmiştir. Geleneksel sınıf tabanlı atamaların katı kurallarını ortadan kaldırır.

Bu değişiklik, mevcut adres alanının daha esnek bir şekilde kullanılmasını sağlar. Sonuç olarak ağ performansı artar.

Ayrıca, CIDR birkaç rotayı tek bir özet rotaya sıkıştırır. Bu işlem, yönlendirme tablolarını basitleştirir.

Sonuç olarak, yönlendirme sürecini hızlandırır. Ağ yöneticileri daha hızlı kararlar alabilir.

İnternet talepleri arttıkça, CIDR’nin rolü daha da kritik hale gelir. Güçlü ve ölçeklenebilir ağların korunmasına yardımcı olur.

Bu nedenle, ağ yönetiminde yer alan herkes CIDR’yi anlamalı ve kullanmalıdır. Bu bilgi, optimum performans ve kaynak kullanımını sağlar.

Bu Rehberi Keşfettikleri İçin Sana Teşekkür Edecekler!

Sadece bir tıkla sevdiklerine dev bir iyilik yapmaya hazır mısın? Bilgi paylaştıkça devleşir.

İlk yorumu sen paylaş